9 Nisan 2013 Salı

Şahin ve avcı-Ergün Diler


ŞAHİNLER, diğer yırtıcı kuşlardan geniş kanatları ve yana doğru açılan yuvarlak kuyruklarıyla ayrılır. Ağır ağır çırptıkları kanatları sayesinde havada asılı kalabilirler! Kanat çırpmadan dönebilirler! Renkleri ve gagaları kendi içinde farklılık gösterir. Kapasite olarak da başkadırlar! Ben en çok GALAPAGOS ŞAHİNİ'ni beğenirim...
Bu kuş diğer tüm yırtıcılardan çok daha zekidir! Hedefe AKILLA varır! Neslini, ona ait olan KURGUYLA devam ettirir!
Nasıl mı?
Anlatalım...
Galapagos bize çok uzaktır... İki Amerika'nın birleşim noktasına yakın bir yerdedir! Ekvador'a bağlı adalardır! Bu adalarda hayata dair pek çok şifreyi bulmanız mümkündür! Bunlardan biri de Galapagos Şahini'dir! Boz renkli tüyleri ve sarı gagasıyla kendini hemen fark ettirir! Bu kuş en çok suda da yaşayabilen iguanalar ile beslenir. Bunların etine bayılır! Ama iguana dediğiniz şey de bir Şahin'in pençesiyle yola gelecek kadar kolay bir av değildir!

Mücadele ister, cesaret ister!
Bu sürüngenler bir arada yaşar! Kolay kolay birbirlerinden ayrılmazlar. Yüksek kayaları kendine mesken tutan Galapagos Şahinleri bütün sahili yani avlarının yaşadığı bölgeyi uzaktan gözlem altına alır. Çoğu zaman ağır ağır çırptığı kanatlarıyla iguanaların üstüne doğru süzülüp korku yaratır. Pençeleri çok güçlü olduğundan iguanalar çareyi kendilerini denize atmakta bulur! Aslında iki iguana yan yana gelse ŞAHİN'in bir şey yapması mümkün değildir! Ama o korku yüzünden hep ayrı hareket edip hayatta kalmaya çalışırlar!
AKILLI KUŞ, özellikle iguanaların yumurtlama mevsiminde ZAFERİN nasıl kazanılacağını herkese gösterir!
İguanaların korkusunu kaydeden ŞAHİN, kıyıdan biraz ilerleyip kendisine güvenli bir YUMURTA ALANI bulmak isteyen dişi İGUANALARA hiç olmadığı kadar sık ve alçaktan saldırır! Sürüngenler belki içgüdüsel olarak birleşip karşı koyacakları yerde dağılıp kaçışırlar! Her biri amaçsızca ayrı yöne giden iguanalar, Galapagos Şahin'i tarafından yukarıdan çok dikkatlice takip edilir! Zaten ŞAHİN'in amacı dağılan sürüyü kendisinin en iyi bildiği ve gözlediği alana çekmektir!
Yavrularını güvence altına almaya çalışan anne iguanalar, çekildikleri alandaki yumuşak kayaların altındaki kumları eşerek yumurtalarını bırakır!
Yumurtaların üzeri toprakla kapatıldıktan sonra, ZAFER kazanmış komutan edasıyla oradan denize doğru koşarlar!
Nasıl olsa yavruları artık güvencededir!
Saldıran ŞAHİN zarar verememiştir!
Sürü, kayalıklarla kaplı sahile geldiklerinde kendi aralarında sevinç gösterisi yapar! Akıllı ŞAHİN de sözde kızgınlığını göstermek için bunlara bir daha saldırır! Hatta içlerinden birkaçını pençeleriyle yaralar! Ama dediğim gibi AKIL KÜPÜ kuş, bunu sadece bir gösteri amacıyla yapar! Ama bütün sürü buna inanır!
Birkaç sortiden sonra yükseklerdeki yuvasına dönen KUŞ, minik yavrularını gagasıyla okşayıp ganimetin yaklaştığını hissettirir!
Çünkü ŞAHİN, iguanaların yumurtalarını koyduğu yerleri tek tek bilmektedir! Hepsi kendi yuvasının hemen altındadır! Tek yapması gereken geri sayımın tamamlanması için beklemektir!
Galapagos'un en zeki kuşu, tam 100 gün bekler!
Bu süreyi ufak böcekleri tüketmekle geçirir! Eğlenir!
Ama 100 gün dolduğunda bambaşka bir KUŞ olur! Yumurtaların gömülü olduğu topraklar kımıldamaya başladığında en yakın kayanın üstüne gelip pusuya yatar!
Dünyadan habersiz yavru yumurtanın kabuğunu kırıp sahile koşmak için hareket ettiğinde daha önce hiç bilmediği PENÇEYİ ensesinde hisseder! İguanaların yavruları tek tek ŞAHİN'in eline düşer! Yaşamla ölüm arasındaki mücadeleyi AKIL kazanır! Şahin, hem yavrularını iyi besler, hem de korku saldığı iguanaların bir araya gelmesini önler!
Sürüngenler de bunu bir türlü anlayamadığı için tuzak, av ve avcı hiç değişmez!
KADER aynıdır!
Çok güçlü olduklarının farkına varamayan iguanalar, bir kuşun aklına yenilirler! Şahin zevkle göklerde süzülmeye devam ettikçe, onlar sahilde sıkıştıkları bir alanda tepişmeye devam ederler! Kısıtlı imkanlar, korku ve saldırılar, hayatlarının ayrılmaz bir parçasıdır! Ve bunu değiştirmek için hiçbir şey yapmazlar, yapamazlar!
Bunu neden mi anlattım?
Bizim KÜRT sorunumuz ve PKK da böyleydi çünkü!
Bize kurulan tuzağı göremez hep avcıların yani oyunu kuranların kapanına düşerdik! Neyse ki biz iguanalardan daha şanslıydık! Sonunda anlamıştık en azından!
Cumartesi evde Öcalan'la ilgili bir belgeseli izlerken, kendi kendime "Bu kadar da olamaz!" dedim! Unutmuşum o gün yaşananları!
Atilla Ateş Paşa'nın Esad'ı uyarısından sonra Öcalan, 14 yıl kaldığı Şam'ı terk etmek zorunda kaldı! Bindiği uçak Yunanistan'a indi! Tam 6 saat orada kalmasına rağmen Atina kapılarını ona açmadı. Çaresiz kalan Öcalan Rusya'nın yolunu tuttu! Telefonla Rus Jirinovski bulundu! Jirinovski'nin desteğiyle tam 33 gün Moskova'da kaldı.
Ancak Ankara'nın tepkisi orada da uzun süre kalamayacağını ortaya koydu! Başbakan Primakov devreye girdi. Bunun üzerine PKK elebaşı sahte pasaportla Roma'ya indi!
Kendisine bir villa ve koruma tahsis edildi!
Avrupa karışmıştı! Türkiye'de İtalyan malları boykot ediliyor, yurt dışında yaşayan Türk ve Kürtler karşı karşıya geliyordu!
Bu arada Türk devleti Öcalan'ın kaldığı villayı tespit ediyor ve ortadan kaldırmak için düğmeye basıyordu!
Bir komando ekibi sahilden yaklaşacak, içeride onları bekleyen bir başka ekiple işbirliği yapıp 15 dakika içinde Öcalan'ın bulunduğu villa havaya uçurulacaktı.
Böylece ne PKK ne de Öcalan kalacaktı!
Aslında söylenmese de ROMA buna dünden hazırdı! Çünkü Avrupa ortadan kaldırılan bir Öcalan'ı çok istiyordu! O öldüğü an yerine, yani PKK'nın başına yeni 'Öcalan'ını koyacaktı!
Avrupa, Galapagos Şahin'i gibi oyun kuruyor, hem PKK'yı üstümüze salıyor hem de Öcalan'ın ortadan kaldırılması için şartları sağlıyordu!
Neyse ki oyundan son anda vazgeçildi!
Birkaç gün sürecek ZAFER için koskoca bir gelecek güme gidecekti! Hep söylediğim gibi BATI, Türk'ü Kürt'e düşman etmek ve ayırmak istiyordu! Biz de bunun için elimizden ne geliyorsa yapıyorduk! İçeriden gelen katkı adamları bile şaşkınlığa itiyordu!
Ama OSLO'da yenilen gol son olmuştu!
O saatten sonra TÜRK AKLI devreye girdi! Ve Öcalan'ı yanına almayı başardı!
PENÇESİNE güvenen BATI tarihi bir hezimet yaşadı!
Unuttukları bir şey vardı!
Bizim buralarda tarihi 100 yıl sonra da olsa "Şahin"ler değil, "Anadolu Kartalları" yazardı!
Sizi şimdi Galapagos paklar!
Güle güle beyler!
NOT : Eğer Öcalan ortadan kalksaydı, tamamen yabancılara ait ve kesinlikle bölünmeyi isteyen biri, PKK'nın başına geçecekti! Sahi Çiller neden Öcalan'ı öldürtmek istedi! Bunun ne anlama geldiğini biliyor muydu acaba? Ya da Çiller'e destek verenler!

Hiç yorum yok: