18 Aralık 2012 Salı

Yaygara Yapmanın Yararı Yok -Ersoy Dede


Özal'ın şüpheli ölümü üzerine söylenmiş bir söz bu yukarıda gördüğünüz.. Bendenizin utanarak başlığa taşıdığı… Ahmet Özal söylemiş.. 17 Nisan 2002 tarihinde Nuriye Akman'a verdiği röportajda.. Başka ne demiş? "… Rahmetlinin ölümüyle ilgili hiçbir kanıt yok. Sadece halkın bazı düşünceleri var. Amerikan filmlerindeki gibi onun bunun peşine düşemezsin. Yaygara yapmanın yararı yok..." 

ÖZALİZM VE SAVRULMALAR

Yukarıda naklettiğim röportaj ne zamana denk geliyor söyleyeyim. Sayın Ahmet Özal'ın, 28 Mart 2002'de, (Malatya bağımsız milletvekili iken) Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ı, Nenehatun'daki konutunda ziyaret etmesinden iki hafta sonrasına denk geliyor.. Yani merhum Özal'ın kategorik olarak karşısında olduğu ANAP'a (Mesut Yılmaz'ın Anap'ı) fiilen imza attığı döneme.. Şimdi bu röportajın yapıldığı tarihten iki yıl önceye götüreceğim sizleri..(2000) Yine röportajı veren isim Ahmet Özal.. Röportaj yine Nuriye Akman'a verilmiş.. Söyleşinin gövdesi bir kez daha Ahmet Bey'in siyasi hesapları.. Bu defa flört ettiği isim yine çok tanıdık bir isim. Bakın ne diyor o tarihte Ahmet Özal; "…Sayın Demirel siyasete dönecek. O bir markadır. Eski ANAP'ın ve DYP'nin ağır toplarından, gençlerden, iyi bir ekip kurarsa, ki Süleyman Bey, çok çalışkan bir insandır… Yine öyle Türkiye'yi gezerse, sıhhati müsaade ederse, merkez sağ partilerin şu andaki durumu göz önüne alınırsa, benim tahminim Demirel bunların karşısında rakipsiz kalır… Sayın Demirel ile sık sık görüşüyorum. Geçen Perşembe günü beni çağırdı, görüştük. Sanıyorum iyi bir ortam kurulursa Sayın Demirel ile beraber olma ihtimalim de olabilir… 80'lerdeki Demirel ile bugünkü Demirel çok farklı. Cumhurbaşkanı olduktan sonra konuşmalarını takip ederseniz, rahmetli babamın konuşmalarıyla bire bir aynı cümleleri kullanır hale geldi…"

AHMET BEY VE İSTİKRAR

Elbette 30 yaş ve üzerindeki okurlarım bileceklerdir. Ahmet Özal, "17 Nisan günü bir Özal öldü, 18 Nisan günü bir Özal doğdu" diyerek kendini siyaset sahnesine attığında, babasının izinden gitmek yerine güçlünün yanında pozisyon almak gibi bir tercihte bulundu.. Yalnız bunu o kadar hesapsız yaptı ki, siyasi hayatının hiçbir döneminde başarılı bir profil çizmedi.. Daha açık söylemek gerekirse, elindeki fırsatları doğru değerlendirmedi.. İki merkez sağ partinin aldığı oyların toplamından fazla bir oyla milletvekili seçilmiş olmasına rağmen.. Güçlünün yanında bile doğru dürüst pozisyon almayı başaramadı.. Süleyman Demirel ile tekaüte ayrılmasına bir ay kala el sıkıştı.. Mesut Yılmaz ile de Anap'ın mezarı kazılırken defin işlemlerini görüşmek üzere bir araya geldi.. Oysa kim bilir belki merhum Özal'ın vasiyeti gereği ikinci değişim hareketini başlatacak olan Hüsnü Doğan'ın "Yeni Parti"sinde çalışsaydı, bugün belki de başka şeyleri konuşuyor olacaktık.. 

YAYGARA

Demirel ve Mesut Yılmaz benim için çok önemli iki siyasi figür. Benim sevgili ülkemin ve o ülkenin pırlanta parçası yurttaşlarının başına gelen her türlü melanetin sorumluluğunu birkaç isimle birlikte paylaşırlar.. Bu sorumluluk aynı zamanda 1993 yılında yaşanan siyasi cinayet ve kaza süsü verilmiş suikastların üstünün de örtülmesini kapsar. Bu politikacılar, Özal dosyasına, en kudretli oldukları dönemde, ellerini bile sürmemişlerdir. Ki zaten Demirel, kesin bir dille, Özal'ın şehadetine, "doğal ölüm" teşhisi koymuştur biliyorsunuz. Bugün ortalığı ayağa kaldıran Ahmet Özal'ı, o gün de sahnede görmeyi çok isterdik. Ama pardon.. "Yaygara" olsun istememişti değil mi?.. Kalın sağlıcakla.

Hiç yorum yok: