Erhan Afyoncu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erhan Afyoncu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2013 Çarşamba

İlk modern ordumuzda askerlik süresi 12 yıldı-Erhan Afyoncu


Tarihimizin son 400 yılı askere alma sisteminde düzenleme yapmakla geçmiş, sistemi ancak 99 yıl önce kurabilmiştik

Askerlik süresinin kısaltılması tartışılıyor. İmparatorluğun ilk 300 yılında dünyanın en önemli askeri gücünü oluşturan Osmanlı ordusu, 17. yüzyıldan itibaren değişen askeri sistemlere ayak uydurmak için imparatorluğun son 300 yılını arayışlarla geçirdi. Yüksel Çelik'in "Hüsrev Mehmed Paşa" isimli tezi, Gültekin Yıldız'ın "Neferin Adı Yok", Faruk Ayın'ın "Osmanlı Devleti'nde Tanzimat'tan Sonra Askeralma Kanunları" isimli eserleri, Erik Jan Zürcher'in editörlüğünü yaptığı "Devletin Silâhlanması" isimli kitap ve Mehmet Vurmaz'ın "Osmanlı'dan Cumhuriyete Askere Alma Sistemi" isimli tezinde askere alma sistemimizle ilgili maceramız teferruatlı olarak bulunabilir.

İçki yasağı Meclis Başkanı'nın oyuyla kabul edilmişti-Erhan Afyoncu


Milli Mücadele yıllarında içkinin yasaklanması yönündeki kanunun oylaması 71-71 eşit çıkmış, Meclis Başkanı'nın oyu kabul olduğu için içki satışı yasaklanmıştı


Türkiye'de içki satışı düzenlemeleriyle ilgili tartışmalar devam ediyor. İçki tartışmaları Milli Mücadele'nin bütün hızıyla sürdüğü 1920 yılında da yaşanmış ve sonunda içki satışı Meclis kararıyla yasaklanmıştı. Uğur Üçüncü, "Milli Mücadele Yıllarında Bir Yasak Denemesi (Men-i Müskirat)" isimli kitabında ve Vahdettin Engin bir yazısında bu içki yasağını teferruatlı olarak anlatır.

Portekiz'i tarihten silmiştik-Erhan Afyoncu


Osmanlı-Portekiz mücadelesinin sonunda Portekiz kralı öldürülmüş ve Portekiz devleti 60 yıl tarih sayfalarından kaybolmuştu

Fenerbahçe Portekiz'in Benfica takımıyla UEFA kupası yolunda büyük birmücadeleye girdi ve yenilmeyen Benfica'yımağlup etti. İnşallah ikinci maçta da zaferi yaşayıp, kupa finaline kalırız. 16. yüzyılda da Portekiz'le büyük bir mücadele içine girmiş ve Portekiz işgalindeki birçok Müslüman toprağını kurtarmıştık.

Portekiz-Osmanlı mücadelesi 

Ümit Burnu'nun keşfinden sonra Portekizliler,Hint Okyanusu'nda hâkimiyet kurmuşlardı.Memlûk devleti, Cidde'ye çıkarak Mekke ve Medine'yi tehdit eden Portekizliler'in ilerleyişini durduramıyordu. Osmanlılar Hint ticaret yollarının Portekizliler yüzünden kapanmasından dolayı Memlûk topraklarında hâkimiyet kurmalarının zorunlu olduğunu çoktan anlamıştı.

Anayurdumuz Moğolistan oldu-Erhan Afyoncu


Türk adının ilk defa geçtiği Orhun Kitabeleri'nin de bulunduğu anayurdumuz bugün Moğolistan diye anılıyor.
 
Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, bu hafta Moğolistan'ı ziyaret etti. Aslında bu bir anayurt ziyareti. Bölgede Türk nüfusu bugün oldukça azalsa da Türk tarihinin en önemli dönemleri o topraklarda cereyan etmiştir.

Anneciğim Türkler-Erhan Afyoncu


Fenerbahçe'nin Lazio'yu mağlup etmesi üzerine İtalyan gazeteleri "Anneciğim Türkler" manşetini attı. Bu 15-16. yüzyıllardan kalan ve o dönemki İtalyanlar'ın Türk ilerlemesinden duydukları korkuyu ifade eden bir deyimdir.

Fatih'in ölümünü kutladılar

Yıldırım Bâyezid'in 1394'ten itibaren İstanbul'u kuşatma altına alması üzerine, Batı Avrupalı Hristiyanlar gözlerini bu tarafa çevirdiler. Nitekim ilk defa 1396'da Batı Avrupa'dan katılımların olduğu Niğbolu Haçlı Seferi düzenlendi. Daha sonra İstanbul'un 1453'teki fethi Avrupa'da büyük bir yankı yaptı. İtalya'dan Sırbistan'a herkes sıranın kendilerine geldiğine inanıyor ve korkuyordu. Yeni bir Haçlı Seferi düzenlenerek İstanbul geri alınmak istendiyse de Avrupa'nın iç siyaseti buna izin vermedi.

1 Nisan 2013 Pazartesi

Meclisimiz Misâk-ı Millî haritasını milletvekillerine yılbaşı hediyesi olarak vermişti-Erhan Afyoncu



TBMM'nin 1924 yılında milletvekillerine yılbaşı hediyesi olarak dağıttığı Misâk-ı Milli haritasında Batum, Halep, Rakka, Deyr-i Zor, Süleymaniye, Musul ve Kerkük Türkiye toprağı olarak gösterilmişti.
Birinci Dünya Savaşı'nda büyük bir mağlubiyete uğrayan Osmanlı İmparatorluğu, 30 Ekim 1918'de Mondros Ateşkes Antlaşması ile teslim oldu ve topraklarımız işgal altına girdi. Bütün olumsuzluklara rağmen tarih boyunca esareti kabul etmeyen Türk milleti Anadolu'da art arda kongreler yaparak Milli Mücadele'nin altyapısını hazırlamaya başladı. Mustafa Kemal Paşa'nın 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmasıyla Milli Mücadele liderini bulmuştu.

"Gâvur İzmir" diye Müslümanlar'ın asırlarca fethedemedikleri sahildeki İzmir'e denirdi-Erhan Afyoncu

14. yüzyılda iki İzmir vardı. Müslümanlar'ın elindekine "Müslüman İzmir", Hıristiyanlar'ın elindekine "Kâfir İzmir" denirdi.


"Gâvur İzmir" lafı kullanılır ama nereden geldiği bilinmez. Bu sözün kökenini de birçok şeyde olduğu gibi tarihte buluruz.

İKİ İZMİR

İzmir, Türkler Anadolu'ya geldikten sonra 11. yüzyılın sonlarına doğru Çaka Bey tarafından fethedildi. Haçlı seferleri sırasında Bizans İzmir'i geri aldı. İzmir daha sonra Cenevizliler'in eline geçti. Aydınoğulları zamanında İzmir tekrar Müslümanlar'ın eline geçti. Aydınoğulları Beyi Mehmed Bey, 1310'lu yıllarda Yukarı Kale'yi (Kadife Kale) fethetti.

20 Mart 2013 Çarşamba

300 yıl önce İsveç'te Türk modası-Erhan Afyoncu


Cumhurbaşkanımız bu hafta İsveç'i ziyaret etti.
300 yıl önce Türkiye'ye sığınan İsveç Kralı Demirbaş Şarl, İsveç'e dönüşünde Türk modası başlatmıştı

İsveç'in yetiştirdiği önemli komutanlardan biri Kral Demirbaş Şarl'dı. Demirbaş Şarl, 15 yaşındayken Nisan 1697'de tahta çıktı. Gençliğini av ve eğlence partilerinde geçiren Şarl, tahta çıkınca eğlence ortamından tamamen koptu ve ihtişamlı elbiselerini çıkararak bir asker gibi giyinmeye başladı.

Kanuni'nin 10 yıl süren 13 seferi-Erhan Afyoncu


Kanunî'nin 46 yıl süren saltanatının yaklaşık 10 yılı seferlerde geçmiş, padişah son seferinde vefat etmişti.
Osmanlı tarihinde ordunun başında en fazla sefere çıkan padişah Fatih Sultan Mehmed'dir. Fatih'ten sonra Kanunî gelir. Birinci Süleyman 46 yıllık uzun saltanatı boyunca 13 sefere çıkmıştı.

BELGRAD'DAN MOHAÇ'A

Kanunî'nin ilk seferi Orta Avrupa'nın kilidi olan Belgrad'aydı. 1521'de Belgrad fethedildi. Ertesi yıl gündeme Akdeniz'de stratejik bir nokta olan Rodos geldi. Rodos meselesi için toplanan divanda, üyelerin çoğu adanın fethinin zor olduğunu söyleyerek sefere sıcak bakmadı. Veziriazam Piri Mehmed Paşa ve Kanunî sefer taraftarı olunca 1522'de Rodos'un fethine karar verildi. Yaklaşık yedi aylık kuşatma sonucunda ada teslim oldu.
Osmanlı ordusu 1526'da Macaristan'a sefer yaparak Şarlken'e bir mesaj vermek ve Fransa'ya destek olmak için yola çıktı. Sürekli yağan yağmurlarla, sellerle boğuşarak Macaristan'a ilerledi. Macar kralı Osmanlı ordusunu 29 Ağustos 1526'da Mohaç'ta karşıladı. Ancak iki saat süren savaşın sonunda Macar Krallığı tarihten kalktı.

Kanuni'nin kalbi kilisenin altında kaldı!Erhan AFYONCU


Kanuni'nin iç organlarının gömülü olduğu türbeyi 1693'te yıkan Avusturyalılar, yerine bir kilise inşa etmişlerdi...
TİKA, Macaristan'daki Zigetvar Belediyesi ile işbirliği yaparak bölgedeki Osmanlı eserlerini ihya edecek ve Kanunî'nin iç organlarının gömülü olduğu yeri araştıracak. Rahmetli Tayyip Gökbilgin, Kanunî'nin Sigetvar'daki türbesiyle ilgili kaleme aldığı bir makalede sultanın iç organlarının gömülü olduğu türbenin hikâyesini anlatır.

Yalnız Leonardo da Vinci değil Michelangelo da Galata'ya köprü yapmak istemişti-Erhan Afyoncu


Leonardo da Vinci, II. Bâyezid'e müracaat ederek Haliç'e ve Boğaz'a köprü yapmak istemiş ancak ünlü sanatçının bu arzuları gerçekleşmemişti
Leonardo da Vinci, 1452'de İtalya'da Pisa ile Floransa arasında bir kasaba olan Vinci'de doğdu. Dükün emriyle Milano'da 1495 ile 1497 yılları arasında Santa Maria dele Grazie Manastırı'nın duvarlarına yaptığı "Son Yemek" tablosu ile şöhret buldu. Da Vinci'nin 1503 ile 1506 yılları arasında yaptığı "Mona Lisa" tablosu sanatkârın ikinci önemli eseriydi.

16 Mart 2013 Cumartesi

106 yıl önceki yangında Galatasaray Lisesi'nin tarihi de yanmıştı-Erhan Afyoncu


Galatasaray Lisesi'nin 1907'de geçirdiği büyük yangında binası, arşivi ve kütüphanesi yanmış, talebeler eğitimlerini Beyoğlu yerine Beylerbeyi'nde sürdürmüştü
Türkiye'nin en önemli eğitim kurumlarından Mekteb-i Sultanî, yani Galatasaray Lisesi'nin tarihini II. Abdülhamid'le ilgili birçok konuyu aydınlatan Prof. Dr. Vahdettin Engin kaleme almıştır. Vahdettin Engin, "Mekteb-i Sultanî" isimli kitabında lisenin 1907'de geçirdiği yangını teferruatlı olarak anlatır.

213 yıl önce ABD ile bayraklarımız benziyor demiştik-Erhan Afyoncu


ABD ile 213 yıl önce tanışmış, ilk resmi ilişkilerimiz de 1830'da başlamıştı.
Türk tarihçiliğinin en önemli isimlerinden rahmetli Akdes Nimet Kurat, "Türk-Amerikan Münasebetleri'ne Kısa Bir Bakış (1800-1959)" isimli kitabında anlatır

İstanbul'un surlarını az kaldı müzayedeyle satacaktık-Erhan Afyoncu


II. Meşrutiyet döneminde surların satılarak ordunun inşaat masraflarına harcanması düşünülmüş ama Müze-i Hümâyûn'un karşı çıkmasıyla vazgeçilmişti
İstanbul, tarih boyunca dışarıdan gelen saldırılardan korunmak için surlarla çevrildi. Bizans döneminde yapılan surlar, Romalılar zamanında birkaç defa yenilendi. İmparator Septimius Severus, Konstantin ve Teodosius şehri surlarla kuşattı. Bugünkü surlar Teodosius'un yaptırdığı ve Osmanlı döneminde tamiratlar geçiren surlardır.

Üç papalı Avrupa-Erhan Afyoncu


Tarihte birçok defa papalık bölünmüş, üç papanın ortaya çıktığı ve kilisenin itibarının yerlerde süründüğü dönemler olmuştu
Hıristiyanlık Hz. İsa tarafından tebliğ edilmiş ama yayılması 12 havarisi eliyle olmuştu. Hıristiyanlar, Romalılar'ın baskısı yüzünden gizlice ibadet edip, bulundukları yerlerde gizlice teşkilatlandılar. Romalılar imparatorluk zayıflayınca 313'te Milano Fermanı'nı yayınlayarak Hıristiyanlar'a inanç serbestliği tanıdılar. İmparator Theodosius'un iktidarı sırasında 391'de Hıristiyanlık Roma İmparatorluğu'nun resmî dini oldu. Dört yıl sonra imparatorluk ikiye bölününce kilise de iki tane oldu.

11 Mart 2013 Pazartesi

Tepedelenli Ali Paşa'nın gizli hazineleri-Erhan Afyoncu


Son yıllarda Tepedelenli Ali Paşa gündemimizden düşmüyor. Yunanlılar krizden çıkmak için hazinelerini arıyor, Arnavutlar ise bizden kafasını istiyor
1820'li yıllarda Osmanlı'nın Yunanistan ve Arnavutluk topraklarının önemli bir kısmında yaklaşık 35 yıl hüküm süren bir vali olan Tepedelenli Ali Paşa bölgenin tek hakimi haline gelmişti. Plomer'in "Yanya Sultanı" isimli kitabında hayatı teferruatlı olarak anlatılır.

Yalnız kafatasları değil parmak izleri ve kan grupları da incelenmişti-Erhan Afyoncu


Cumhuriyet'in başlarında Türk ırkının fiziki özelliklerini tespit için kafatasları ölçülmüş, kan grubu ve parmak izleri ise Türk Tarih Kongreleri'nde bilimsel tebliği olarak sunulmuştu
Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarında imparatorluğu parçalanmaktan kurtarmak için her yol denendi.

Eşine işkence yapan paşazadeyi idam etmişler-Erhan Afyoncu


19. yüzyılın ortalarında eşine işkence yapıp, öldürtmeye kalkan bir paşazâde yaptıklarının cezasını hayatıyla ödemişti
Osmanlı arşiv belgelerinde devlet meselelerinin dışında sosyal hayatla ilgili ilginç hadiselere de rastlarız. Yaptığı ilginç ve dikkat çekici araştırmalarla tanınan Ahmet Uçar, 19. yüzyılın ortalarında mirasyedi bir paşazadenin karısına yaptığı işkenceler ve sonunda idamıyla neticelenecek macerasını bir makalesinde ortaya çıkarmıştır.

Fransa'da cumhuriyet düşmanı diye yüz binlerce Vendéeli katledilmişti-Erhan Afyoncu


Kan ve gözyaşı ihtilali olan Fransız İhtilali sırasında cumhuriyet düşmanı diye milyonlarca Fransız katledilmişti.
Fransız İhtilali özgürlükle özdeşleştirilmiş bir ihtilaldir ancak gerçek bunun tam tersidir. İhtilal günlerinde milyonlarca Fransız cumhuriyet düşmanı diye en vahşi şekillerde öldürülmüştür. 

Peygamberimizin torununu siyasi ihtirasları için şehit etmişlerdi-Erhan Afyoncu


Bu hafta Kerbelâ faciasının 1372. yıldönümüydü.
Kerbelâ, siyasi hırs ve zulümlerin asırlarca dinmeyecek sonuçlar vereceğini gösteren acı bir örnektir.