Fuat Türker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fuat Türker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2013 Pazar

Karanlık Zihniyet Karanlık Dehlizlerde Yok Olur!-Cehenneme Bölük Bölük Sevk Edildiler-Aile, Çocuk ve Güzel Ahlak-Özlenen Türk – İslam Birliği-“Rabb’inin Nimetini Durmaksızın Anlat!”-Fuat Türker

Karanlık Zihniyet Karanlık Dehlizlerde Yok Olur!

Kur’an Yüce Allah'ın insanlara yaşam rehberi olarak gönderdiği bir kitaptır ve insanlara güzel ahlakı tarif eder. Bu ahlakın temelinde, sevgi, şefkat, hoşgörü, adalet ve merhamet gibi kavramlar vardır. İslam kelimesi Arapça’da ‘barış’ anlamındadır. İslam dini, Rabb’imizin sonsuz merhamet ve şefkatinin yeryüzünde tecelli etmesiyle oluşan huzur ve barış dolu yaşamı insanlara sunma amacındaki dindir.


İnsanlar dinlerini yanlış anlıyor ve yanlış uyguluyor olabilirler. İnsanlara bakarak o din hakkında fikir edinmek sağlıklı olmaz. Din ancak kutsal kaynağı incelenerek tanınabilir.

Müminler Bir Binanın Taşları Gibidir-Her Nefis Ölümü Tadıcıdır; Tatmaya Hazır mısınız?-Kur'an Buyuruyor: “Dikkatli Olun!”-Allah’ın Dini mi, Toplumun Dini mi?-Allah Yolunda Mücadelede Pasif Kalmak-Fuat Türker

Müminler Bir Binanın Taşları Gibidir

“Bir mü’minin diğer mü’min kardeşlerine karşı ilgisi, birbirini bağlayıp destekleyen bir binanın taşları gibidir.” (Hz. Muhammed(sav)

Peygamberimiz (sav), verdiği örneklerle müminlerin kardeşliğinin boyutlarını ve nasıl olması gerektiğini tarif eder: "Nasıl bir binanın tuğlaları, taşları, üst üste geliyor, birbirine kuvvet veriyor, birbirine yaslanıyor ve bir bina meydana geliyorsa, işte mü’minler de aynı bu binanın taşları gibidir."

Kur'an, "Sizi yaratan O'dur; buna rağmen sizden kiminiz kafirdir, kiminiz mü'min... (Tegabün Suresi, 2) ayeti ile dünyada insanların iki grup olduğunu haber verir: Müminler ve kafirler. O halde her insan ya mümin ya da kafirdir.

Allah'ın Dinini Yayma Mücadelesi: Cihad-Bunlardan da Sorgulanacağız!-İftiranın Büyüğünün Karşılığı Büyük Azaptır-Ahir Zaman Şahıslarını Beklerken-Yaşama Kur'an Penceresinden Bakmak-Fuat Türker

Allah'ın Dinini Yayma Mücadelesi: Cihad

Cihad sözcüğü c-h-d kökünden türemiş, "bütün gücünü kullanma" anlamına gelen ve tek kelime olarak "mücadele" anlamında kullanılan Arapça bir kelimedir.

Cihad, Allah'ın dinini yayma mücadelesidir, tebliğdir. İnananların cihadı kendi nefisleri ve yeryüzündeki kötülüklerledir. Nefsindeki ve çevresindeki kötülüklerle mücadele eden mümin, kendisinde ve diğer insanlarda sevgi, saygı, şefkat, merhamet, barış, güven, adalet gibi değerlerin hakim olmasına vesile olur.

Toplumda yalnızca kendi yiyeceği, içeceği, evi, arabası, malı mülküyle ilgilenen insanlar çoğunluktadır. Aile kurmak, ev sahibi olmak, para kazanmak bu kişilerin hemen hepsinin en önemli amaçlarıdır. Toplumun büyük bir kesiminde bir başıboşluk hakimdir. Dünyanın dört yanında yaşanan zulüm, acı, haksızlık, açlık, ölüm bu kimseleri hiç ilgilendirmez. Öldürülen masum insanların, çöpten yiyecek arayan çocukların görüntülerinden etkilenmezler. Yalnızca kendilerini düşünür, kendileri için yaşarlar. Kuşkusuz insanların zorluk yaşadıkları böyle bir ortamda bencilce davranmak büyük vicdansızlıktır.

Bu yüzden amaçsız yaşayan kişilere ya da batıl görüşlerin takipçilerine, yaratılış amaçlarının ve Kur'an ahlakının anlatılması gereklidir. Bu, Allah'ın farz kıldığı bir ibadettir:

Allah'ın Buyruklarında Önem ve Öncelik Sıralaması Yapmak-Alem-i İslam Kapısının Kilidi Türkiye'dir-Ahir Zaman Müjdesi-İmtihan Olmasa-Sana Ruhtan Sorarlar-Fuat Türker

Allah'ın Buyruklarında Önem ve Öncelik Sıralaması Yapmak

Allah, gerçek imanın şartlarını, dünya ve ahiretteki hayatımıza dair konuları, nasıl bir ahlaka sahip olmamız gerektiğini ve yaşamımız boyunca yol gösterecek her doğruyu bizlere Kuran'da detaylarıyla haber verir.

Ancak birçok insan dine inandığı halde, bazı Kur’an ayetlerini bilinçsizlik ya da kendi Kur’an dışı mantığı nedeniyle önemsemez. Oysa Kur’an hükümlerini bilerek göz ardı etmek, Allah Katında büyük bir sorumluluktur. Yüce Allah ayetlerinde, buyruklarından yüz çeviren kimseleri, sonsuz ahiret yaşamında karşılaşacakları azaba karşı uyarır.

Bir Büyük Uygarlığın Yeniden İnşası-Hac ve Kurban Adanıştır-Vakit ‘Öldürmek’ Değil Kazanmak İçindir-Gaybın Anahtarları-Kur'an Onlara Yetmiyor mu?-Fuat Türker

Bir Büyük Uygarlığın Yeniden İnşası

Bugün İslam Dünyası'nda büyük bir uyanış hareketi gerekmektedir. Bu coğrafyada, Müslümanları yıllardır ilerlemeden alıkoyan din dışı gelenek ve anlayışlar yerine, İslam'ın ilk dönemlerinde olduğu gibi, Kur'an ahlâkından kaynak bulan akılcı, kararlı, geniş ufka sahip bir bakış açısı ve ahlak anlayışı yerleştirilmelidir. Müslüman'ın sorumluluğu Kur'an'ın rehberliğinde dünyayı gerçek anlamıyla kavramak ve Kur'an'ın ışık veren yoluna tüm insanlığı davet etmektir. Dünyevî nimet ve güzelliklere sahip olmak her Müslümanın hakkıdır. Kur'an, Allah'ın sınırları içerisinde yaşayan samimi inananlara bu güzelliklerin hepsini yaşayabileceklerinin müjdesini verir.

Yaşadığımız zamanda Müslümanların nüfuslarının fazla olmasına rağmen ezileceklerini Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde görüyoruz. Bunun nedeni İttihad-ı İslam'ın olmamasıdır. Dünyada yaşanan acıları sona erdirmenin yolu, gösteriler yapmak, slogan atmak, 'ağlama günleri' düzenlemek değildir. Çözüm İttihad-ı İslam'dır. İslam aleminin oluşturacağı birlik, yalnızca İslam coğrafyasının değil tüm dünyanın ihtiyacıdır. Ve bu birlik, ihtişamlı bir uygarlığın yeniden inşası anlamındadır. Kuran'da emredilen birlik ruhu hayata geçtiğinde, huzur ve güvenlik sağlanacak, ekonomik sıkıntılar ortadan kalkacak, eğitim, bilim ve sağlıkta önemli atılımlar yaşanacaktır. Dünyaya örnek olacak yeni bir uygarlığın ilk adımlarını, günlük yaşam, sanat, tıp, bilim, teknoloji ve mimarideki büyük gelişmeler izleyecektir.

30 Mayıs 2013 Perşembe

Günümüz “Bir Kısım Bedevîleri” Fuat Türker


Günümüzde birçok insan, kalabalık kentlerin boğucu atmosferinde, tekdüze ve kalıplaşmış bir hayata kendisini kaptırmış bir şekilde yaşam sürer. Bu kişiler olayların üzerinde düşünmezler; oldukça yüzeysel bir bakış açıları vardır. Bu yüzeysel bakış onları zamanla, duyarsız, umursuz, düşüncesiz ve kaba biri haline getirir.

Gün içinde kimi zaman karşılaştığımız öfkeli, gergin, bezgin, düşüncesiz, kaba veya saygısız kimseler, Kur'an ahlakını gerçek anlamda yaşamayan insanlardır. Karşılaştığı olayların Rabb'i tarafından bir hikmet üzere yaratıldığının bilincinde olan insan ise söz ettiğimiz kötü ahlak özelliklerini sergilemekten kaçınır.

Deccal Faaliyette Ya Müslümanlar? Fuat Türker


Şeytanın mantığıyla hareket eden deccal, bozgunculuk çıkararak, huzur ve düzeni bozarak, barışı engelleyerek faaliyettedir. Tüm dünyada şiddet, terör ve anarşiyi körükleyerek görevine devam etmektedir. Nedensiz başlayan ve süren savaşlar, yine belli bir nedeni olmaksızın yaşanan iç çatışmalar, masum insanların ölümüyle sonuçlanan terörist saldırılar ve günlük yaşamdaki bireysel şiddet; bunların tümü son dönemde Deccal’in sayısını artırdığı bozgunculuk örnekleridir.

Çocuğunuzu Ateşe Atar mısınız? Fuat Türker

Peygamberimiz(sav) ashabıyla birlikteyken, “Bu anne sevgiyle öpüp kokladığı şu yavrusunu ateşe atar mı hiç?" diye sorar. Ardından da "hiç şüphe yok ki Allahu Teâlâ kullarına karşı, bu annelerin yavrusuna olan şefkatinden çok daha şefkatli ve merhametlidir.” buyurur.

Kuşkusuz hiçbir anne yavrusunu dünyada ateşe atamaz; duyduğu şefkat ve merhamet buna engel olur. Dahası, yavrusu için gerekirse kendisini feda eder. Ancak inanan insanlar karşılarındaki insanın ahiretini düşündükleri için, inanan anne de çocuğunun öncelikle ahiretini düşünmelidir.

Allah Kur'an'da, “Ey iman edenler, kendinizi ve yakınlarınızı ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır... (Tahrim Suresi, 6) ayetiyle inananlara, öncelikle yakınlarını ahiret azabından sakındırmalarını buyurur.

Müslümanlar Zengin Olmamalı mı? - Fuat Türker


Toplumda gerçek İslami yaşamın "bir lokma bir hırka" anlayışıyla yaşanabileceği gibi yanlış bir inanış yerleşmiştir. Bu anlayışa göre Müslüman zengin değil, yoksul olmalı, elindekilerle yetinmeli hatta gerektiğinde aç kalmalıdır. Bu şekilde daha takva sahibi bir mümin olunacağı iddia edilir. Allah Kur'an'da, aktif bir mümin modeli önerirken, toplum pasif bir Müslüman modeli dayatır. Ve bunu Kur'an adına yaptığını iddia eder.


Var olan her güzellik onu yaratanın ürünüdür. Tüm güzellikler onları takdir edebilen müminler içindir ve bunlarla kıyaslanamayacak nicesi de "Bunlar, dünya hayatında iman edenler içindir, kıyamet günü ise yalnızca onlarındır..." (Araf Suresi, 32) ayeti gereği ahirette yalnız müminlere verilecektir.

Rüyadaki Hikmetler-Fuat Türker


Rüyalar, ahireti kavrayabilmemiz için Allah'ın özel olarak yarattığı görüntülerdir. Allah sık sık ölümün, ahiretin ve cennetin nasıl olduğunu göstermek için rüyalar izletir. O, sonsuz merhametiyle sık sık hatırlatmalar yapar; ölümü ve ahireti hatırlatır. Bize göre karmaşık ancak O'na göre kuşkusuz kolay olan bir sistem yaratarak, hemen her gece kullarına uyarılarda bulunur. Kuşkusuz bu uyarılardan öğüt alabilenler vicdanlı ve samimi insanlardır.

Rüyalar adeta okul gibidir. İnsan uykusunda kabus görür; örneğin bacağını kaybeder. Uyandığında bacağının yerinde olduğunu görür; şükrünü yapar. Ya da sevdiği bir yakınının öldüğünü görür. Uyandığında kabus gördüğünü fark eder; yakınının değerini anlar. Malını mülkünü ya da parasını yitirir; bundan öğüt alır, malından infak eder, sadakasını, zekatını verir.

12 Mayıs 2013 Pazar

Vicdanı Diri Tutmak-Fuat Türker


Vicdan, Allah’ın, kulunun kalbindeki sesidir; vicdandaki bilgiyi veren Allah'tır. Allah, doğrularını insana vicdanı yoluyla ilham eder. Kur'an'da, “Biz ona iki yolu da gösterdik” buyrulur. O iki yoldan biri Rahman'ın diğeri ise şeytanın yoludur. Yaşamın her noktasında, sabah kalktıktan itibaren akşama dek binlerce kez vicdan kullanılır. Ve insan bundan sorumludur.

İnsanın yaptığı her davranışta itaat vardır; itaatsiz hiçbir anımız yoktur. Vicdanımıza uyarsak Allah’a, nefsimize uyarsak şeytana itaat etmiş oluruz. Nefis şeytanin kontrolündedir ve çıkarlarına ters düştüğü için vicdanla sürekli çatışır. O halde vicdanımızın sesi daha baskın olmalıdır ki her durumda doğruya yönelebilelim.

Darwinizm Putunu Kırmak Neden Önemlidir?-Fuat Türker


"Neden evrim teorisi bu kadar önemli?" gibi sözlerle, yapılan fikir mücadelesini kendilerince küçümseyen ya da "artık Darwin'e kimse inanmıyor, o nedenle bu konuda çalışmak gereksiz" diyerek önemsemeyen birçok insana rastlarız. Bu sözler gerçek dışı mantıklara dayanır ve çoğu zaman inananların Darwinizm ile mücadelesinin hızını kesmeye yöneliktir. Bu gibi iddialar, gerçekte Darwinizm ile fikir mücadelesinden kaçmanın bahaneleridir.

İttihad-ı İslam'ın Doğum Sancıları-Fuat Türker


Bugün İslam coğrafyasında yaşanan olaylar, üzerinde önemle düşünülmesi gereken gelişmelerdir. Anti demokratik yönetimlerin yıllardır süregelen baskıcı yönetimleri altında tutsaklığı yaşayan insanların tepki göstermeleri, baskıların kalkması ve demokratikleşme yönündeki ilerlemeler kuşkusuz memnuniyet vericidir. Gelişmeler, İttihad-ı İslam'ın yakınlaştığı yönünde ümitleri daha da artırmıştır.

İslam ülkelerinde yönetimde olanlar, mezhebi ne olursa olsun her vatandaşına aynı mesafede olmalı, her bireye eşit imkanlar sağlamalıdır. Halkın huzuru yoksa bu, Kur'an ahlakının tam anlamıyla yaşanmadığı anlamına gelir. Kur'an ahlakını yaşayan yöneticiler görevlerinin hizmet olduğunun ve halkın insanca yaşaması gerektiğinin bilincinde olurlar. Baskıcı yöntemlerle, farklı görüşteki insanların meşru taleplerini engellemek hatadır; Allah'ın hoşnut olmayacağı bir davranıştır. Gerçek özgürlük, barış ve güvenin sağlanabilmesi, Kur'an'ın haber verdiği ve Peygamberimiz (sav)'in işaret ettiği yol izlendiğinde gerçekleşecektir.

Bilin(mey)en Numaralar- Fuat Türker


Reklam sektöründe ürünün akılda kalması amacıyla bir takım tekerlemeler ya da herkesin bildiği müzikler kullanılır. Aylardır televizyonlarda izlediğimiz 118 li bilinmeyen numara reklamlarının da bunu hedeflediği açık. Ancak son 118 li numara reklamındaki karakterin itici konuşma tarzı ve hareketleri nedeniyle, numaranın değil, eşcinselliğin ön plana çıkarılma amacı hedeflendiği konusunda şüpheler uyanmadı değil.

Tüm Çağlara Işık Tutan Örnek Ahlak-Fuat Türker


Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak amacıyla birlik olarak hareket etmek, müminlerin zorlukları aşmalarında büyük önemi olan imani bir sırdır. Tarih boyunca yaşanan olaylara baktığımızda zorluklar karşısında hep bu şekilde başarı elde edildiğini görürüz. Başta alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz (sav) ve onunla birlikte olan müminler bu ahlakı doruğunda yaşamış, tesanütleri ve özverileriyle Kur'an ahlakının yayılmasına vesile olmuşlardır.

Yaşadıkları sapkın inançlarını terk etmeye çağırdıkları müşrikler tarafından sözlü ve fiili iftiraları, saldırıları sabır ve tevekkülle karşılamış, yalnızca Rabb'lerine güvenip dayanarak ve yalnızca O'nun hoşnutluğunu gözeterek mücadeleye devam etmişlerdir. Tehdit, baskı ve zorluklara rağmen, dini tebliği sürdürmüşlerdir.

23 Nisan 2013 Salı

İslam Kan Değil Barıştır; İman, Akıl, İlim ve Sevgiyle Hakim Olacaktır- Fuat Türker

Bütün gücünü kullanma ve mücadele anlamına gelen cihad, Allah'ın dinini yaymanın mücadelesidir, tebliğdir. İnananların cihadı kendi nefisleri ve yeryüzündeki kötülüklerledir. Nefsindeki ve çevresindeki kötülüklerle mücadele eden mümin, kendisinde ve diğer insanlarda sevgi, saygı, şefkat, merhamet, barış, güven ve adalet gibi değerlerin hakim olmasına vesile olur.

İman Minnet Konusu Değil Nimettir- Faut Türker

Toplumda büyük kitlelerce tanınan, belli yer edinmiş insanların kimi zaman değişik davranışlarına tanık oluruz. Para kazanma ve şöhret hırsının takdirle karşılandığı, maddiyatın ön planda olduğu ortamlarda yaşayan bu kişiler, özellikle inanç konusunda birbirlerinden farklı tavırlar sergilerler.

Büyüklenmenin Karşılığı; Aşağılanma- Fuat Türker


Çevrenizdeki bir çok insanda büyüklenme duygusunu görebilirsiniz. "Ene" denilen enaniyet, ya da kendine benlik verme İblis ile başlar, tarihte de Firavunların, Nemrutların en önemli özelliğidir. Bu duygu bedenini kapladığında insanın şuuru kapanır. Kişi şeytanlaşır, Deccalleşir, Firavunlaşır ve Nemrutlaşır. Gurur, kibir ve kendini beğenmişlikten kontrolünü kaybeder. Bediüzzaman'ın ifadesiyle ”sırf ene kesilir.” Herşeyde kendi aklını beğenir, her fikrinin doğru olduğunu düşünür, herşeyi en iyi o bilir, en akıllı odur, en güzel konuşan odur, herşeyde en doğru tehşisi o koyar; onun üstünde akıl yoktur. Kur'an ise bu azgınlaşan kimselere, “Her bilenden daha fazla bir bilen vardır” ifadesiyle en güzel cevabı verir.

Allah'ın Yardımcıları Kimlerdir? - Fuat Türker


Kur'an'da Hz. İsa(as) kavmine şöyle seslenir: "Allah için bana yardım edecekler kimdir?"


Havarileri cevap verir: "Allah'ın yardımcıları biziz; biz Allah'a inandık, bizim gerçekten Müslümanlar olduğumuza şahid ol..." (Al-i İmran Suresi, 52)

İnsan Pek Zalim Pek Nankördür - Fuat Türker


Kur'an'ın, "Kendinden bir nimet olarak göklerde ve yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için gerçekten ayetler vardır." (Casiye Suresi, 13) ayetiyle tüm evrenin "insan için" yaratıldığını düşünmeye çağrıldığınızı hiç düşündünüz mü?