Ortadoğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ortadoğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Temmuz 2013 Pazar

İran değişebilir mi?-Deniz Gökçe

Demokrasi geleneği, diktatörlükle yönetilmiş geçmişi olan ülkelerde pek oluşamaz. Bugün sürünen Avrupa’nın güneydeki Portekiz, İspanya, İtalya, Yugoslavya, Yunanistan gibi ülkeler uzun süre diktatörlükler ve iç savaş yaşamıştır, Salazar, Franco, Mussolini, Tito ortalama 30’ar yıl ülkelerini  boğmuşlardır. Bu ülkeler bugün bir yandan ekonomik sorun yaşamaktadırlar, diğer yandan da hükümet kurmakta bile zorlanmaktadırlar. Demokrasi ekonomik kalkınmanın da temel taşıdır. 

26 Mayıs 2013 Pazar

Halepçe o gün kıyameti gördü / ÜLKÜ ÖZEL AKAGÜNDÜZ

Fotoğraf: Ramazan Öztürk
12 Mart 2012 / ÜLKÜ ÖZEL AKAGÜNDÜZ
Katliamın üzerinden 24 yıl geçti; ama bugün sokakta kimi çevirseniz, hangi kapıyı tıklatsanız bir kıyamet anına şahit olmuş korkulu gözler, kederle gölgelenmiş yüzler görürsünüz. Bir gün içinde şehit düşmüş beş bin kişinin acısı nasıl unutulur ki!

Halepçe katliamı, ‘uzaktakiler’ için olmuş ve bitmiş bir hadisedir. Evet, çok üzücüdür, trajiktir; ama bize değmemiştir. Zihnimizde birkaç kelime; Irak, Saddam, kimyasal gaz, Kürtler ve bir fotoğraf karesi: Bebeğinin üzerine kapanmış bir baba… Ömer Havar… İnce bir yürek sızısı… Hepsi bu kadar…

9 Mayıs 2013 Perşembe

Arap Baharı IMF’ye Muhtaç Oldu-Mustafa Seven


Arap Baharı diye isimlendirilen hareketi hatırlıyorsunuz. Sözde bu ülkelere demokrasi getirilmesi amacıyla desteklenen hareketler, tam aksine bu ülkeleri ekonomik, sosyal ve siyasi açmazlara sürükledi. Bu sürecin siyasi ve sosyal yanı, iç karışıklıklar ve istikrarsızlıkla sonuç verirken, asıl sözde bu ülkelerin hayrına gerçekleştirilen bu hareket, Arap Baharı’nı özellikle de ekonomik anlamda kışa çevirdi. Ekonomik sorunları gün geçtikçe ağırlaşan bu ülkeler, IMF’nin kapısını çalmak zorunda kaldılar. Mısır’ın IMF ile yürüttüğü 4.8 milyar dolarlık kredi görüşmeleri sürerken, Tunus Hükümeti’nin 1.78 milyar dolarlık krediyi alabilmek için IMF’yle anlaştığı belirtildi.

30 Nisan 2013 Salı

ABD Sonrası Irak-Ahmet Akın


ABD Sonrası Irak

ABD sonrası Türkiye, İran ve Irak'ı bekleyen bölgesel risk ve tehditler.


ABD'nin Irak'ı işgali Mart 2003'te tamamlandı. ABD, dokuz yıl süren savaşta resmi rakamlara göre 4 bin 500 askerini kaybetti. Toplam askeri harcaması 800 milyar dolara ulaştı. Sadece son dört yılda 1.6 milyon Iraklı (Nüfusun %5.5'u kadar) evinden, yerinden edildi, göçmen durumuna düştü.  Sadece 22 Aralık 2011 günü çoğunlukla Şii bölgelerinde patlayan bombalardan dolayı 90 civarında Iraklı öldürüldü.

15 Nisan 2013 Pazartesi

Suriye işi eskiden daha büyük dertti 1957'de neredeyse savaş açacaktık-Murat Bardakçı


Bugün aramızın şekerrenk olduğu Suriye ile, 1957 yazında savaşın eşiğine gelmiştik. Adnan Menderes hükümeti, ailesi Konyalı bir Türk olan Suriye Cumhurbaşkanı Şükrü el Kuvvetli'yi devirmek için İstanbul'da uluslararası konferanslar topluyor, jetlerimiz Amerikan savaş uçakları ile beraber Suriye semalarında uçuyordu.

10 Nisan 2013 Çarşamba

2 bin 537 cinayetin sorumlusu


İnsansız hava araçlarının poligonu haline gelen Pakistan'ın 2004'te, CIA ile gizlice anlaştığı ortaya çıktı. Dönemin liderleri Müşerref ve Bush'un uzlaştığı mutabakata göre Amerikan İHA'ları, bu tarihten sonra Pakistan topraklarında 3 bin insanı öldürdü.

ABD'ye ait insansız hava araçlarının (Drone-İHA) saldırılarından şikayet eden Pakistan'ın bu suikast araçlarının topraklarında örtülü operasyanlarda kullanımı ile ilgili olarak Amrikan Haberalma Teşkilatı (CIA) ile 2004 yılında gizli bir anlaşma yaptığı ileri sürüldü. Anlaşmanın, dönemin Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref ile ABD Başkanı George W. Bush arasında yapıldığı kaydedildi. İddianın sahibi ise New York Times gazetesinin savunma muhabiri Mark Mazzetti. Yarın piyasaya çıkacak olan 'Bıçak Sırtı: CIA, Gizli Ordu ve Dünyanın Sonunu Getirecek Savaş' isimli kitabında Mazzetti, hem İslamabad yönetimiyle Washington'un gizli anlaşmasının detaylarını aktarıyor hem de CIA'nın istihbarat toplayıp analiz yapan bir kurumdan nasıl drone suikastleriyle paramiliter bir örgüte dönüştüğünü analiz ediyor.

9 Nisan 2013 Salı

Seçim zamanı-Ergün Diler


Muhammed Bouazizi isimli genç, daha Tunus'ta kendini ateşe vererek ARAP BAHARI'nı başlatmamıştı.
Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Bahreyn, Cezayir, Ürdün, Yemen, Moritanya, Suudi Arabistan, Lübnan ve Fas'ta görülen ama büyük ama küçük halk ayaklanmaları kendini hissettirmemişti. Dünyanın değişeceğini tam olarak göremiyorduk!
Bölge kaynıyor ama bunun ne anlama geldiğini bilmiyorduk!
Bu ayaklanmalardan bir yıl önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çin'e tarihi bir ziyarette bulundu! Ardından Urumçi'ye geçti.

Vur de vuralım! - Ergün Diler


İçinde büyüdüğümüz ideolojiler yüzünden ne değişimleri ne de rotaları doğru düzgün görebiliyoruz.
Hepimiz aynı kalıp eğitim sisteminin ürünleri olduğumuz için bize öğretilen doğruların ışığında çözümler arıyoruz!
Aramasına arıyoruz da bir türlü bulamıyoruz!
PKK denilen hain terör, 1990'ların başında sivrildi! Baskınlar ve pusular bu dönem arttı! PKK'yı içeride aradığımız için net bir sonuç elde edemiyorduk!
Oysa aynı yıllarda Amerika, Irak'a havadan bomba yağdırıp Saddam'a ilk uyarıyı yapıyordu! Kuveyt'e girmenin bedelini ağır ödeyen Saddam, içeride Şİİ ve KÜRTLER'in isyanı ile karşılaştı.
İsyan CIA patentliydi!

31 Mart 2013 Pazar

Cezayir-Murat Bardakçı


BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan'ın Fransa'nın Cezayir'de işlediği cinayetler konusundaki sözlerinin ardından Cezayir Başbakanı Ahmed Uyahya'nın "Hiç kimsenin kanımızdan faydalanmaya hakkı yoktur" demesi üzerine Cezayir muhalefeti ayağa kalktı. Nahda Partisi'nin lideri Fatih Rebii dün Anadolu Ajansı'na konuştu ve "Türkiye'ye karşı bu açıklamayı yapanlar neden Fransa'ya karşı söylemeye cesaret edemiyorlar?" dedi.
Size, Cezayir'de vaktiyle yaşanan ama bizde çok bilinmeyen yahut pek konuşulmayan bazı hadiseleri anlatayım:

28 Mart 2013 Perşembe

Arap Baharı’nın geçmişi, geleceği-Kemal Özer


Tunus’ta başlayıp Mısır, Yemen, Libya, Suriye şeklinde devam eden Arap ayaklanması İslam dünyasını iki kutba ayırmış gibi gözüküyor. 

Kutuplardan ilki bu halk ayaklanmalarını geçmiş ve kaçınılmaz bir süreç olarak görürken, diğer grup bunu batılı güçlerin tezgâhı olduğunda ısrarcı.

27 Mart 2013 Çarşamba

Arap baharından keyif hırsızlığı-Arap baharından 'elem çalmak'-Akif Emre


Arap baharından keyif hırsızlığı

Soğuk savaş sonrası birkaç devrim dalgası yaşandı. İlkinde Doğu bloğu ülkeler demokrasiye geçti. Daha doğrusu Batı bloğuna entegre olarak küresel sermayeye eklemlendi. İkinci dalga olarak, kapitalist sisteme geçmekle birlikte yeterince demokratlaşamayan, Rus etkisinde kalan ülkelerde panayır devrimleri yaşandı. Bir tür entegrasyon sorununun restorasyonu olarak okunabilir.

22 Mart 2013 Cuma

Ortadoğu isyanının perde arkası, petro-dolar kavgası-Kemal Özer


Ortadoğu’da değişim borsası açıldı ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Peki, gelişmeler sadece Tunus diktatörünün devrilmesiyle mi başladı? Genellikle ABD’de yuvalanmış, çoğunluğu alman asıllı Siyonistlerden oluşan ve dünyayı yönetme iddiasındaki küresel egemen güçler bu işin neresindeler?

21 Mart 2013 Perşembe

Tam 90 yıl arayla çekilen bu iki resim arasındaki yedi farkı bulun!Murat Bardakçı


Irak'ta 1921'deki kuruluşundan buyana hiçbirşey değişmedi... 90 sene önce İngiliz bayrağını selâmlayan Iraklılar, bu hafta da Amerikan bayrağını selâmladılar..

BAĞDAT 1921
Irak'ın ilk kralı Birinci Faysal'ın, 23 Ağustos 1921'de tahta çıkma töreni. Kralın etrafında Iraklılar değil, İngilizler var.

14 Mart 2013 Perşembe

Tezkerenin 10. yıldönümünde-Fehmi Koru


İnsanların olduğu gibi ülkelerin de yıldızlarının parladığı anlar vardır. Ülkemiz için son onyılların en kritik olayı, ABD’nin Irak macerasına yol arkadaşı olarak seçtiği Türkiye’nin bu teklifi reddetmesidir.

Türkiye’nin de, Ak Parti’nin de yıldızı o red olayıyla parladı.

13 Mart 2013 Çarşamba

Araplarda ezeli rekabet- Avni Özgürel


Hz. Muhammed'in de ait olduğu Kureyş kabilesi, dağılmış sülaleyi toplayıp Mekke'ye getiren ve yerleştiren Kusay'a (Saddam'ın oğullarından birinin de adı bu) mensup olanlar manasına geliyor.

Hz. Muhammed'in de ait olduğu Kureyş kabilesi, dağılmış sülaleyi toplayıp Mekke'ye getiren ve yerleştiren Kusay'a (Saddam'ın oğullarından birinin de adı bu) mensup olanlar manasına geliyor. Kureyşliler Mekke'ye gelene kadar Kâbe'nin bakımı ve Mekke'nin hâkimiyeti Huzza kabilesine aitti. Kusay, 380 yılında bu kabilenin reisinin kızıyla evlendi ve bir oğlu oldu. 

Irak Kürtlerinin acılı tarihi-Abbasi başkenti Bağdat-Irak'ı özgürleştirme savaşı-Sadece oyuncular değişti-Avni Özgürel





Irak Kürtlerinin acılı tarihi

Kürtler, yaşadıkları topraklar Osmanlı sınırlarında kaldığı asırlarda etnik kökenleri ve kimlikleri konusunda problemle karşılaşmadı.

Kürtler, yaşadıkları topraklar Osmanlı sınırlarında kaldığı asırlarda etnik kökenleri ve kimlikleri konusunda problemle karşılaşmadı. Dolayısıyla imparatorluk çatısı altındaki öteki halklar gibi bir siyasi taleple İstanbul'un karşısına geçmediler. Ancak 19. yüzyılda tablo tersine dönmeye başladı.

10 Mart 2013 Pazar

Bu şerif, o şerif değil-Prof.Dr.Ekrem Buğra Ekinci,


Mekke-i Muazzamada hacıların rahatı için çalışan Şerif sülâlesi çok sevdikleri İstanbul ile alakasını
kesmedi. Emirgan’daki yalılarında, yaz tatillerini geçirmeye devam ettiler.

8 Mart 2013 Cuma

Ajax Operasyonu'ndan Ahmedinecad'a İran-Cem Küçük


İkinci Dünya Savaşı bitip dünya Soğuk Savaş dönemine girmişti. İki kutuplu dünyanın her bir köşesi Rusya ve ABD arasında üleştirilmişti. Enerji koridorları Komünist blokla Batı bloğu arasında savaş sebebi sayılıyordu. Türkiye iki bloğun köprü başı görevini görürken, İran da petrol rezervleriyle herkesin iştahını kaptırıyordu.

Kral'ın gözyaşları ve o gizli görüşme-İBRAHİM KARAGÜL


Ürdün Kralı ne zaman Türkiye'ye gelse, ziyaret sonrası bölgede umulmadık şeyler olur. Her ne kadar Anıtkabir'de akıttığı gözyaşı ile, ATAK helikopterinde verdiği pozlarla, Türk medyasına yönelik çalışmalarla, askeri teknolojiye ilgisiyle gündeme gelse de, öteden beri kişisel tecrübelerim; Kral'ın ziyaretleri sonrası 'tuhaf gelişmelerin yaşandığı' şeklinde olmuştur.

7 Mart 2013 Perşembe

55 yıl önce de Suriye sınırına asker yığmıştık-Erhan Afyoncu


1957'de Suriye ile aramızda çıkan gerginlikten dolayı sınıra asker yığılmış ve mesele milletlerarası bir boyut almıştı.